Kimyasal atık arıtma sistemleri
Kullanım Alanları
Kimyasal paket arıtma sistemleri, endüstriyel atık su üreten ve çevre mevzuatına göre deşarj standartlarını yakalamak zorunda olan şu sektörlerde standart çözümdür:
Metal Kaplama ve Yüzey İşlem Tesisleri: (Krom, nikel, çinko gibi ağır metallerin giderimi için)
Tekstil ve Boyahaneler: (Yoğun boyar madde ve kimyasal içeren suların renk ve COD giderimi için)
Otomotiv ve Yan Sanayi: (Yağlı, gresli ve mekanik parça yıkama atık suları için)
Kozmetik ve Kimya Fabrikaları: (Proses yıkama sularının arıtımı için)
Mezbahalar ve Gıda Entegre Tesisleri: (Yüksek miktarda yağ ve askıda katı madde içeren suların ön arıtımı için)
Mermer ve Cam İşleme Tesisleri: (Suda yoğun şekilde bulunan mikro toz ve partiküllerin çöktürülerek suyun geri kazanılması için)
Telefon: 02166064139
Kimyasal paket arıtma sistemleri, endüstriyel üretim faaliyetleri sonucu oluşan ve biyolojik yöntemlerle (bakterilerle) arıtılması mümkün olmayan, ağır kimyasallar, metaller, yağlar veya boyar maddeler içeren atık suların arıtılması için tasarlanmış kompakt sistemlerdir.
Evsel atık sular için kullanılan biyolojik paket arıtmanın aksine, bu sistemlerde arıtma işlemi tamamen kimyasal reaksiyonlar ve fiziksel ayrıştırma prensiplerine dayanır. Tıpkı diğer paket sistemler gibi, gerekli tüm reaktörler, kimyasal dozaj üniteleri, karıştırıcılar ve filtreler tek bir şasi üzerinde veya konteyner içerisinde “tak-çalıştır” mantığıyla üretilir.
Kimyasal Paket Arıtmanın Çalışma Prensibi (Proses Adımları)
Kimyasal paket arıtma sistemleri, atık suyun içindeki kirlilikleri çöktürmek ve sudan ayırmak için genellikle 4 ana aşamadan oluşan bir döngüye sahiptir:
Nötralizasyon (pH Ayarlama)
Kimyasal reaksiyonların gerçekleşebilmesi ve çöktürme kimyasallarının (koagülantların) maksimum verimle çalışabilmesi için suyun pH değerinin belirli bir aralıkta (genellikle 7.0 – 8.5) olması gerekir.
Sistemdeki pH sensörleri suyun asidik mi bazik mi olduğunu ölçer.
Otomatik dozaj pompaları yardımıyla suya Asit (Sülfürik asit / Hidroklorik asit) veya Alkali (Sodyum Hidroksit / Kostik) dozlanarak pH dengelenir.
Koagülasyon (Pıhtılaştırma / Hızlı Karıştırma)
Sudaki kirlilikler, mikroskobik boyutlarda ve genellikle negatif (-) elektriksel yüke sahip oldukları için birbirlerini iterek askıda kalırlar ve kendi kendilerine çökmezler.
Nötralize edilen suya Koagülant (Örn: Demir Üç Klorür – $FeCl_3$, Alüminyum Sülfat veya Poli Alüminyum Klorür – PAC) enjekte edilir.
Hızlı karıştırıcı (mikser) motoru sayesinde kimyasal suya hızla dağıtılır. Bu kimyasallar kirliliklerin elektriksel yükünü nötrleyerek mikro pıhtılar (pin-floklar) oluşturur.
Flokülasyon (Yumaklaştırma / Yavaş Karıştırma)
Oluşan mikro pıhtıların filtre edilebilmesi veya çöktürülebilmesi için büyütülmesi gerekir.
- Su yavaş karıştırma odasına alınır ve buraya Polielektrolit (Polimer) dozlanır.
- Polimer, bir zincir gibi mikro pıhtıları birbirine bağlayarak gözle görülebilen, ağır ve iri çamur yumakları (floklar) haline getirir.
Çöktürme ve Çamur Ayrıştırma (Sedimantasyon / Lamella)
İrileşen çamur yumakları sistemin çöktürme haznesine (genellikle alanı daraltmak ve verimi artırmak için Lamella adı verilen eğimli plakalara) gönderilir.
Ağırlaşan kimyasal çamur yer çekimiyle tankın tabanındaki konik hazneye çöker.
Üst kısımda kalan temizlenmiş berrak su, deşarj hattına veya son filtrasyon ünitesine (kum/karbon filtre) yönlendirilir.
Tabanda biriken kimyasal çamur ise Filtrepres veya Santrifüj Dekantör gibi çamur susuzlaştırma cihazlarına pompalanarak katı kek haline getirilir ve bertarafa gönderilir.
Kimyasal Paket Arıtma Sistemlerinin Avantajları
Zorlu Kirliliklerde Kesin Çözüm: Biyolojik olarak parçalanamayan (COD yükü yüksek olan) ağır metalleri, yağ-gres bileşenlerini ve toksik maddeleri sudan başarıyla uzaklaştırır.
Kompakt ve Modüler: Betonarme tesislere kıyasla çok az yer kaplar. İhtiyaca göre kapasite artırımı için yanına yeni bir modül eklenebilir.
Esnek Çalışma Saatleri: Biyolojik arıtma tesislerindeki bakteriler gibi sürekli beslenmeye (canlı tutulmaya) ihtiyaç duymazlar. Fabrika çalışmadığında sistem tamamen kapatılabilir, üretim başladığında düğmeye basılarak anında devreye alınabilir.
Tam Otomatik Otomasyon: pH ve ORP sensörleri sayesinde ne kadar kimyasal dozlanacağını sistem kendisi belirler, insan hatasını minimuma indirir.